Her Gün Büyüyen Bir Dünya A World Growing Every Day

Yaşamımızın neredeyse olmazsa olmazı haline gelen sosyal medya günbegün yepyeni kullanıcılarını ağırlıyor. Teknolojinin de gelişmesiyle dünyada gerçekleşen her türlü olayı ve bilgiyi kullanmakta olduğumuz akıllı telefonlarımız sayesinde çok rahat bir şekilde takip edip öğrenebiliyoruz. Elbette ki sosyal medya yalnızca gündemi takip etmek amaçlı kullanılmıyor. Sosyal medyanın bir diğer ve en yaygın kullanım amacı çevremizdeki insanlarla etkileşim halinde kalmak, tanınmış kişilerden haberdar olmak ve yepyeni insanlar keşfetmek haline gelmiştir. Social media, which has become almost indispensable in our lives, continues to welcome new users every day. With the advancement of technology, we can easily follow and learn about events and information happening around the world through our smartphones. Of course, social media is not only used to follow the agenda. One of its most common purposes is to stay connected with people around us, keep up with well-known figures, and discover new individuals.

Tüm kullanım amaçlarını göz önünde bulundurduğumuzda, sosyal medyanın günlük hayatımızda hem olumlu hem de olumsuz etkilere sahip olduğu kanısına varabiliriz. Considering all its uses, we can conclude that social media has both positive and negative effects on our daily lives.

Olumlu Yanları — Zaman ve Bağlantı The Positives — Time and Connection

Dışarıdan bir gazete almak ya da haber sitesine giriş yapmak ile zaman harcamadan dünyada neler olup bittiğini ekranımıza gelen bir bildirim ile anında öğrenebiliriz. Dahası birçok farklı kategoride ilgimizi çeken içerikleri akış halinde tek bir sayfada görebiliriz. Bahsettiğimiz bu özellikler sosyal ağların bizlere zaman kazandıran faydalı özellikleridir. Without spending time buying a newspaper or visiting a news site, we can instantly learn what is happening in the world through notifications on our screens. Moreover, we can view various types of content that interest us in a single feed. These features are among the time-saving advantages of social networks.

Olumsuz Yanları — Kıyaslamanın Tuzağı The Negatives — The Trap of Comparison

Sosyal medyanın hayatımız üzerindeki olumsuz etkilerine bakacak olursak, bu durumu özellikle “etkileşim halinde kalmak amacı” ile bağdaştırabiliriz. Hayatımızdaki insanların gündelik yaşamlarında nelerle meşgul olduklarını, nerelere gittiklerini, kimlerle görüştüklerini ve hatta nelere sahip olduklarını doğrudan ana sayfamızda görebiliyoruz. Aslında bu durum bizi istemsiz bir şekilde kendi hayatımızı diğer insanların hayatlarıyla kıyaslamaya itiyor. Sahip olduğumuz şeylerle yetinmek yerine mutluluğumuzu keşke’lerle erteliyor ve anı yaşamayı reddediyoruz. Sosyal ağlarda geçirdiğimiz vakit arttıkça kendimize ayırdığımız vakit azalıyor ve bunun da etkisiyle kendimizi ihmal ediyoruz. Zaman zaman yapmış olduğumuz paylaşımlarla insanların beğenisini, yorumunu, düşüncelerini göz önünde bulundurarak farkında olmadan kendi değerimizi onların ölçütlerine bırakıyoruz. Kimi zaman bu durum beğeni veya olumlu yorumlarla bizlerin takdir edilme, onaylanma gibi ihtiyaçlarımızı karşılayıp beynimizde mutluluk hormonu salgılamış olsa bile durum aksini gösterdiğinde mutsuz bireyler haline gelmemiz söz konusu olabilir. When we look at the negative effects of social media, we can relate this especially to the desire to stay connected. We can directly see what people in our lives are doing, where they go, who they meet, and even what they own on our main feed. In fact, this situation unconsciously pushes us to compare our lives with others. Instead of being content with what we have, we postpone our happiness with 'what ifs' and refuse to live in the moment. As the time we spend on social media increases, the time we allocate to ourselves decreases, leading us to neglect ourselves. Sometimes, by considering the likes, comments, and opinions of others on our posts, we unknowingly base our self-worth on their standards. While positive feedback may satisfy our need for approval and trigger happiness hormones, the opposite situation can lead us to feel unhappy.

Kendimize olan saygımızı ve öz değerimizi korumak açısından şunu asla unutmamamız gerekir: Sosyal ağlarda paylaşılan her bir an gerçeği tam anlamıyla yansıtmayıp tıpkı buz dağının görünmeyen yüzü misali paylaşımlarının arka planında da insanlara ait acı, keder ve dertler saklı olabilir. Bu gerçeği göz önünde bulundurup sosyal medyayı daha tedbirli bir şekilde kullanmak kendimize ve etrafımızdaki insanlara olan bakış açımızı bir nebze de olsa değiştirecektir. To protect our self-respect and self-worth, we must never forget this: every moment shared on social media does not fully reflect reality. Like the unseen side of an iceberg, there may be pain, sorrow, and struggles behind what people share. Keeping this in mind and using social media more cautiously can slightly change our perspective toward ourselves and others.